Ana Sayfa İletişim

Borsaya Girmek, Borsada Kalmak, Borsadan Çıkmak…
Zor Kararlar

19.10.2002

İnsanların karar alırken rasyonel yöntemler kullanmaları, üniversitede ekonomi ve finans dersleri aldığım zamanlardan beri aklıma yatmayan çok önemli bir varsayımdı. Bilimsel anlamda kolaylık sağlıyordu. Bu varsayımdan yola çıkarak oluşturulan modeller yardımıyla bir takım matematiksel sonuçlara ulaşılabiliyordu ama gittiğim seans salonlarındaki yatırımcı grupları karar alırken sanki daha farklı süreçler yaşıyorlar; 94 krizini yaşayan ülkedeki insanlar kriz karşısında hiç de rasyonel olmayan değişik tepkiler veriyorlardı.

Sıradan insanların yatırım kararlarını verirken danıştıkları uzmanların, genellikle eğitimini bu konuda almış kişiler olarak, daha rasyonel olmaları beklenebilir. Peki yatırımcı, uzman görüşlerine ne kadar değer vermektedir? Genellikle birbiriyle çok da iyi anlaşamayan uzmanlar, yatırımcının iyi bilmediği ve anlayamadığı risklerden bahsettikleri için, sıradan insanda yatırım uzmanlarını dinlese de dinlemese de büyük bir kaybı olmayacağı duygusu uyandırır. Sokaktaki insanların çoğu uzmanlık konuları ile ilgilenmez. Yatırımcıya anlatılan Brezilya’daki seçim sonuçları, Afganistan’daki asker sayısı, Arjantin olma ihtimali, başbakanın rahatsızlığı, MB’nın faiz indirimi, son açıklanan enflasyon anketi gibi “derin” konular bugün vardır, yarın yoktur. Zaten uzmanlar da bu konuların çoğunu dün bilmiyorlardı, bugün gündemin dayatması sonucu öğrendiler. Yarın gündemden düşünce unutacaklar, sonra tekrar hatırlayacaklar. Belki üç yıl sonra Afrika’nın büyüme hızını, yok olan yağmur ormanlarını…

Uzmanların anlattıklarından çok da tatmin olamayan sıradan yatırımcı için fiyat hareketleri ve ortalıkta uçuşan tüyolar daha önemli olur. Yatırımcı borsanın yakın geçmişteki performansını tekrarlayabileceğini düşünür. Bu olasılık kişiye oldukça gerçekçi görünür. Peki tam karar verme noktasında insan nasıl bir duyguya kapılır? Tabii ki yatırım kararları ile ilgili yakın geçmişte yaşadıkları şimdiki kararı etkiler. Geçmişte çekingen davranıp fırsatları kaçırmış ve pişmanlık duymuşsa bu duygu kararında belirleyici olabilir. Diğer taraftan borsaya girmiş ve para kazanmışsa ruh hali çok daha farklıdır. Kumarbazlar gibi oyuna devam etmek isteyebilir.

Çevresinde ya da basında borsadan bahsedildiğini duymuş ama yatırım yapmamış bir kişi borsa yükselip de başkalarının paralarını katlama hikayelerini işittikçe tatsız bir kıskançlık duygusuna sürüklenebilir. Bu duygu birden kişiyi “borsaya girsem mi?” sorusundan çok uzaklara götürerek hayata dair aldığı önemli kararları sorgulamaya iter ve özsaygısını bile zedeleyebilir. Eğer borsada parasını katlayanlar gerçekten daha akıllı ve bilgili ise kişi kendisini aşağılanmış hissederek, örneğin geçmiş okul başarılarını düşünerek bu durumu sadece diğerlerinin daha şanslı olmalarına bağlar. Şans ya da değil sonuç olarak onlar paralarını katlamış, yatırımcı geri kalmıştır. Yatırım kararı verilmesi gereken şu noktada şanslı olup olmadığını şimdiden bilemeyecek olan yatırımcı sırf yaşadığı duygusal sıkıntıyı hafifletmek amacıyla karar verir. Yani karar vermiş olmak için karar vermektedir. Bazen bu kendi kendini ikna süreci o kadar uzun ve sıkıntılı bir hal alır ki yatırımcı karar verebilene kadar geçen sürede fırsatlar da kaçar. Bu durumda borsaya giren yatırımcı herkesin kendisine karşı olduğuna inanır, hatta çevresindekilere “benim yaptığımın tersini yapın” tavsiyesi vermekten çekinmez! Aslında bütün olan biten bu kişinin zor karar vermesi ve uzun sürede fiyat hareketlerini izleyerek ikna olmasıdır. O ikna olduğu noktada zaten fiyat hareketinin sonuna gelinmiştir.

Bir süredir yükselmiş olan fiyatlardan alım yapan kişi doğal olarak zarar edebileceğinin farkındadır. Borsa belki de tepe yapmaktadır, ancak yatırımcının bu kararı verirken yaşadığı duygusal süreç o kadar ağırdır ki, kararı verip kurtulmayı bir miktar zarar etme riskine tercih eder. Diğer tarafta ise kazanan “şanslı” tarafın hissettikleri daha farklıdır. Kişi başkalarının tavsiyeleri ya da kendi analizleri sonucunda fiyatlar düşükken borsada yatırım yapmıştır. Şimdi borsada kalıp kalmama kararını vermek durumunda ise içinde bulunduğu duygusal durum hisse senedi alamamış yatırımcıdan çok daha farklı olacaktır. Bu kişi belirli bir tatmin duygusuna ulaşmış ve iyi para kazanmıştır. Bu durum kumarbazların para kazandıktan sonraki duygusal durumlarına benzer, nasıl olsa havadan gelen parayı kullanacağından tekrar oynamasında sakınca yoktur.

Hisse senedini bütün yükseliş boyunca tutup zirvede satmak öyle söylendiği gibi kolay değildir. Çevreden sürekli ucuz ya da pahalı olduğuna dair enformasyon bombardımanı gelir. Sonuç olarak yine bir karar verilmesi gerekir ve duygusal yük artar. Ancak bu sefer kazanılmış bir para ve başarı olduğundan süreç daha kolaydır.

Karar verildikten sonra da bu duygusal süreç hemen sona ermez. Kişi nasıl haklı çıktığını görebilmek için fiyatları takip etmeye devam eder. Bu izleme yeni karar alma süreçleri doğurur. Örneğin, satılan bir hissenin yükselmeye devam etmesi halinde duyulan pişmanlık sonucu tekrar ikna olunup alım yapılabilir veya satışın hemen arkasından gerileyen hissede haklı çıkmanın gururuyla hisse yeniden “alttan alınıp yerine konulur”.

Sonuç olarak borsada yatırım yapmak kararındaki yatırımcı “borsaya girmek, borsada kalmak, borsadan çıkmak” şeklinde özetleyebileceğimiz üç ana kararı farklı sıralamalarla da olsa sürekli vermek zorundadır. Bu karar verme aşamaları genellikle yorucudur ve rasyonel bilgi ve beklentilere dayanmaz. Çevreden duyulan hikayeler ve yaşanan fiyat hareketleri ile yatırımcının üzerinde çabucak kararını vermesi için baskı kurulur. Bu duygusal baskıdan kurtulmak isteğindeki yatırımcı da önce kararını verir sonra bu kararı rasyonelize ederek kendini rahatlatır. Borsacılar arasında fiyatı sinir bozucu şekilde sürekli düşen hisse senetleri için kullanılan bir tabir vardır; “Ver Kurtul”… Yatırımcı kararını verir ve kurtulur…

19.10.2002, Bebek

Yeni Yazılar:

Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi iletmek isterseniz, lütfen bana yazın.
Stop-Loss: Zarardan Dönme Emri
Zarar kesme, zararı durdurma veya stop-loss koyma şeklinde kullanılıyor. Benim önerim, "zararın neresinden dönülse kârdır" atasözünden hareketle "zarardan dönme emri".
Insider Trading: Bilgi Sızdıranların İşlemleri
"İçeriden öğrenenlerin ticareti" diye zorlama bir çeviri kullanılıyor. Buradaki "trading" karşılığı olarak borsadaki "işlem yapmak" tabiri daha uygun. Benim önerim "bilgi sızdıranların işlemleri".