Ana Sayfa İletişim

Havada Uçuşan Tüyolar

26.10.2002

Borsa yatırımcısı için aldığı hisse senetlerinin fiyatının yükselmesi para kazanmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Borsada kazanmak, tıpkı hayatta kazanmak gibidir; borsayı yenmek, herkesin önünde olmak, dediğinin çıkması, üstün olmak v.b…

Yatırımcılar borsadan kazandıkları paraları zekalarının ve kişisel yeteneklerinin “en doğal” sonucu olarak görürler. Oysa ki İMKB100 endeksi genel olarak yükselen bir trend içindeyse, tanım icabı piyasa genelindeki hisse senetlerinin fiyatları da yükseliyordur. Bu durum her ne kadar tüm yatırımcıların kazanmasını sağlasa da yatırımcılar elde ettikleri kazançları kendi becerilerin kanıtı olarak görme eğilimini kuvvetle sürdürürler. Bu başarı duygusunu devam ettirme isteği de borsaya olan ilgilerini pekiştirir.

Kazanılan para ve başarı hissi ile tatmin olan ego, kendisindeki bu “üstün” yeteneği diğer insanlarla da paylaşmak ister. Tüyo vermek, olaya bu açıdan bakılınca aslında gayet masumhane bir tavırdır. Kişi sadece kendi başarı ve becerilerini başkalarıyla paylaşarak tatmin olmak istemektedir.

Verilen tüyoların isabetliliği yatırımcının çevresindeki itibarını artırarak ego tatminini destekler ve kişi bu başarı hissini sürekli kılmak dürtüsüyle alım-satımını yaptığı hisse senetleri hakkında daha çok okuyup öğrenmeye başlar. Böylece kurulan hisse al-sat, para kazan, başkalarıyla paylaş, senin borsada kazanmayı bildiğini bilsinler döngüsü çalışmaya devam eder.

Bence tüyo vermek yatırımcılar arasında her zaman var olacak masumane bir davranıştır. Temelinde yukarıda anlattığım son derece basit bir insan dürtüsü, temel bir duygusal ihtiyaç vardır; başarılarınızın başkaları tarafından da bilinip takdir edilmesi ihtiyacı… Ayrıca tüyolar isabetli çıkmaya devam ettikçe kişisel itibar algısı daha da yükselecek, dolayısıyla çevredekilerin minnet duygularının farkında olmak yatırımcının duygusal tatmini artıracaktır.

Borsa’da yatırım yapan insanların çoğu profesyonel borsacı olmadığından hisse senetlerini herhangi bir sebeple seçmiş olabilirler. Gazetede okumuş, birisinden duymuş ya da içine doğmuş olabilir. Sebep hiç önemli değil, önemli olan yukarıda anlattığım döngünün içine bir kere girmiş olmaktır.

Bu sürecin içine giren yatırımcı bir sonraki adımda para kazandığı hisse senetleri hakkında bilgi edinmeye başlar. Belki adını ilk defa duymasına rağmen tereddütsüz satın aldığı hisse senetlerinin ait olduğu şirketleri merak eder. Söz konusu şirketlerin ne iş yaptığı, ne ürettiği, ne sattığı, arsasının ne kadar değerli olduğu gibi ayrıntıları öğrenir. Hatta daha meraklı yatırımcılar EBITDA oranı, yeniden değerleme değer artışı gibi bir takım daha gizemli teknik tabirler öğrenerek bunları uygun ortamlarda “cümle içinde” kullanmaya çalışırlarlar.

Zaten endeksin genel olarak yükseldiği ve borsaya ilginin arttığı dönemlerde arkadaş arasında, sosyal ortamlarda borsadan daha çok konuşulmaya başlanır. Hisse alıp sattığını ve bu işleri bildiğini hissetirenler “hakettikleri” ilgiyi hemen üzerilerinde toplarlar. Eğer ortamda birden çok borsacı varsa hisse senetleri üzerine kurulu eğlenceli bir “söz satrancı” dinleme şansı bile olabilir.

Tüyocular borsa konuşulan ortamlarda genellikle şüpheyle karışık bir ilgi görürler. Yatırımcılar gerek basın gerekse yatırım uzmanları tarafından tüyo ile işlem yapılmaması hususunda defalarca uyarılmıştır. Bu uyarıların arkasında tüyocunun kötü niyetli olduğu, kendisinin satmak istediği hisselere talep yaratmak için önerilerde bulunduğu inancı vardır. Bu önermede doğruluk payı olmakla birlikte, kanımca tüyocu kendisine maddi çıkar sağlamaktan ziyade iyi niyetli bir itibar ve ilgi görme girişiminde bulunmaktadır.

Olaya bu açıdan yaklaşınca yatırımcı açısından durum oldukça netleşir; ya kulaklarını tüyolara tıkayacaktır, ya da tüyo ile işlem yapmaya kalkıştığında aslında sadece tüyocunun egosunu tatmin etmesine aracılık ettiğinin farkında olacaktır. Bu durumda tüyo ile işlem yapmakla borsadan rastgele bir hisse senedi seçmek arasında hiç bir fark olmadığını da kavramış olur. Ne de olsa mutlaka bir yerlerde birileri de onun şansına seçtiği hisse senedi hakkında tüyolar dağıtıyordur, sadece yatırımcı orada değildir!

26.10.2002, Bebek

Yeni Yazılar:

Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi iletmek isterseniz, lütfen bana yazın.
Stop-Loss: Zarardan Dönme Emri
Zarar kesme, zararı durdurma veya stop-loss koyma şeklinde kullanılıyor. Benim önerim, "zararın neresinden dönülse kârdır" atasözünden hareketle "zarardan dönme emri".
Insider Trading: Bilgi Sızdıranların İşlemleri
"İçeriden öğrenenlerin ticareti" diye zorlama bir çeviri kullanılıyor. Buradaki "trading" karşılığı olarak borsadaki "işlem yapmak" tabiri daha uygun. Benim önerim "bilgi sızdıranların işlemleri".