Ana Sayfa İletişim

Hisse Senedi Markaları

06.11.2002

Firmalar tüketici gözünde markalarının değerini yükseltmek için sürekli bir çaba içindedirler. Hisse senetleri de yatırımcının gözünde bilerek ya da bilmeyerek bir markalaşma süreci yaşıyorlar. Bu markaların bir kısmı silik kalırken bir kısmı da yaldızlanıyor ve bu marka algıları hisse senetlerinin gelecekteki performanslarını etkiliyor.

Yatırımcılar herşeyden önce kendi yaşadıklarına değer verirler. Bazen hisse senetlerinin herhangi bir zamandaki performanslarını, neredeyse bütün fiyat kademeleriyle hatırlayabilmelerinin nedeni bu hareketleri hergün bizzat yaşamış olmalarıdır. Yapılan değerlendirmeler, analizler yatırımcı için hep bu tecrübeden sonra gelir. Bir hisse senedinin fiyatı yükselerek ya da düşerek kuvvetli hareketlerle yatırımcının kafasına kazınmış, yaşattığı heyecan, hırs ve üzüntülerle duygusal bir iz bırakmıştır. İnsanların tamamen duygularına hitap eden yükselişler yaşandıktan sonra bu hareketler daha sonraki birçok hisse senedi hareketi için referans teşkil edecektir.

“Ersu’yu yapanlar şimdi de bu tahtaya girmişler”, “94’teki Denizli gibi gidecekmiş” türü cümleler yatırımcıların geçmiş borsa tecrübelerine referans verir. Bu referans vermeleri bir çeşit markalaşma olarak da düşünebiliriz.

Bir hissenin marka olabilecek bir hareket yapabilmesi ve yatırımcının zihninde yer edebilmesi için ne gerekir? Bu yükselişe birçok yatırımcının şahit olması... Yatırımcıların yükselişe katılarak ya da yükselişi izleyerek yaşamış olması gerekir. Bosch Profilo’daki yükseliş hareketi kimsenin aklına gelip marka olmaz fakat Denizli hareketi markadır çünkü katılımcısı çoktur, tabir-i caizse “kamuya mal olmuş” harekettir. Süreç boyunca birçok yatırımcı para kazanmıştır.

İlginç bir örnek de Makina Takım’dır; yıllardır çok kötü performans gösteren hisse senedi hala 93’te yaptığı hareketin hatırına alıcı bulabilmektedir. En son 2000 yılında bile “hani evlerde, işyerlerinde her yerde bulunan iş takımları vardır ya; onları üreten şirket...”sloganıyla pazarlandığını işitmiştim. Şirketin mali durumuyla ilgili pek açıklayıcı bilgiler vermese de bu slogan yıllar boyu tutmuş, hisseye her kademeden alıcı gelmesine yardımcı olmuştur.

Sonuç olarak süpermarket rafından deterjan seçmiyor, yatırım yapıyoruz. Analizler çok önemli ancak en son noktada bir hisseye fiyat biçerken belki kendimiz için değil ama başkaları için hissenin marka değerinin ne olduğunu düşünmekte fayda olabilir. Ekstra bir prim ve iskonto olacaksa ondan herkes faydalanmak ister…

6.11.2002, Yeniköy

Yeni Yazılar:

Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi iletmek isterseniz, lütfen bana yazın.
Stop-Loss: Zarardan Dönme Emri
Zarar kesme, zararı durdurma veya stop-loss koyma şeklinde kullanılıyor. Benim önerim, "zararın neresinden dönülse kârdır" atasözünden hareketle "zarardan dönme emri".
Insider Trading: Bilgi Sızdıranların İşlemleri
"İçeriden öğrenenlerin ticareti" diye zorlama bir çeviri kullanılıyor. Buradaki "trading" karşılığı olarak borsadaki "işlem yapmak" tabiri daha uygun. Benim önerim "bilgi sızdıranların işlemleri".